Mart 04 2021 21:57:26
Konu Yazarı : bertas
Konu ID : 1304
Konu Bilgileri
Bu Konuda 46 Mesaj Mevcut ve 94790 Kere Okundu.
Reklam
Başlığı Görüntüle
Engel Degiliz » YÜCE DİNİMİZ İSLAM » İslami Programlar ve Dosyalar
Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhteşem Bir Pps Sunumu
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt Forum Kuralları S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Burada Olan Üyeler: 1 ziyaretçi
Başlığı Yazdır

08-01-2010 11:10 Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

bertas
Elit Üye


Son Yılların Admin ve Üyesi.

Mesaj Sayısı: 1471
Katılım Tarihi: 22.11.09
İl / İlçe: Seçiniz
Yaş : 49

Uyarı seviyesi 0
AÇIKLAMAYA GEREK YOK RESİMLER ANLATIYOR.. ÇOK FAZLA DETAY YAPMIŞLAR YAPANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN


SUNUMU İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ
 
Çevrimdışı
30-03-2010 10:22 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

DOGAN
Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 18
Katılım Tarihi: 24.08.09
İl / İlçe: Se?ilmemis
Yaş : 47

Uyarı seviyesi 0
Engelleri kaldırıp Allah aşkıyla dönecekler
Konya Büyükşehir Belediyesi, Hz. Mevlânâ'nın mesajlarını dünyaya sema yoluyla anlatmak için semazen yetiştirecek. Sema okuluna engelliler de kabul edilecek.Reklam
FacebookDiggDel.icio.usredditMixxStumbleUponGoogleYahooBaşarılı olanlar, uluslararası organizasyonlara katılarak, izleyenleri Hz. Mevlânâ'nın hoşgörü iklimine çağıracak.

Mevlevilik denilince akla ilk gelen 'semâ'dır. Musiki nağmelerini dinlerken vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip Allah aşkıyla dönmek anlamına gelir. Sembolik olarak, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, insanın yüce Yaratıcı'ya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip 'insan-ı kâmil'e doğru yönelişini ifade eder. Hz. Mevlânâ zamanında belli bir nizâma bağlı kalmaksızın dinî ve tasavvufî bir coşkunluk vesilesiyle icrâ edilen sema, sonradan Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi döneminden başlayarak Pîr Âdil Çelebi'ye kadar tam bir disiplin içine alınmış, sıkı bir nizâma bağlanmış; icrâsı öğrenilir ve öğretilir olmuştur.

Semazenler, tam 8 asırdır sema ederek Allah'ı anıyor. Konya Büyükşehir Belediyesi, hoşgörü anlayışıyla gönüllerde taht kuran Hz. Mevlânâ'nın mesajlarını tüm dünyaya anlatmak için harekete geçti. Türkiye'nin ilk sema okulunu açtı. Okulun en ilginç tarafı ise engellilere de semazen olma imkânı tanıması.

Engelliler Derneği ile ortaklaşa yürütülecek proje kapsamında 5 aylık periyotlar halinde eğitim verilecek. Kursa alınacak 40 semazen adayından 10'u bedensel engellilerden seçilecek. Eğitimde başarılı olanlar, Türkiye'yi uluslararası organizasyonlarda temsil edecek. Mevlânâ Kültür Merkezi'nde yapılacak derslerin teorik kısmını Doç. Dr. Yakup Şafak, pratik kısmını Postnişin Nadir Karnıbüyük verecek.

Türkiye'nin ilk sema okulunu açtıklarına dikkat çeken Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, okulda, semazen adaylarına haftada üç gün ders verileceğini anlattı. Dersleri başarıyla bitiren öğrencilere sertifika verileceğini belirten Akyürek, şunları kaydetti: "Bugün her zamandan daha çok Mevlânâ'nın sevgi ve hoşgörü içeren tavırlarına ihtiyaç var. Hz. Pîr'in fikir ve öğretilerini dünyaya daha iyi aktarmak için sema okulunu kurduk. Burada kursiyerlere öncelikle Mevlevilik ve Hz. Mevlânâ anlatılacak. Hayatı ve eserleri hakkında eğitim verilecek. Teorik bilgilerin ardından pratik olarak sema talimi yaptırılacak."
 
Çevrimdışı
30-03-2010 14:14 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

Misafir010
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 624
Katılım Tarihi: 14.01.10
İl / İlçe: Seçilmemis

Uyarı seviyesi 0
bilgi ve paylaşım için tşkler sertaş
eline emeğine sağlık.
 
Çevrimdışı
01-04-2010 08:28 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

DOGAN
Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 18
Katılım Tarihi: 24.08.09
İl / İlçe: Se?ilmemis
Yaş : 47

Uyarı seviyesi 0
Herhangi bir kişi Mükemmel bir abdest alıp da namaz kılarsa o namazla gelecek namaz arasında işlediği bütün günahları bağışlanır
 
Çevrimdışı
29-07-2010 00:43 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

grayland
Yeni Gelen


Mesaj Sayısı: 2
Katılım Tarihi: 04.09.09

Uyarı seviyesi 0
SAĞOLUN GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLMUŞ
 
Çevrimdışı
23-11-2011 00:18 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

Belamaster
Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 22
Katılım Tarihi: 04.11.11
İl / İlçe: Bolu

Uyarı seviyesi 0
bilgiler çok süper. Emeğinizi sağlık
www.icmimaritasar...
 
Çevrimdışı
24-11-2011 02:18 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

hackersatranc
Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 16
Katılım Tarihi: 05.11.11
İl / İlçe: Seçiniz
Yaş : 46

Uyarı seviyesi 0
eline sağlık çok güzel bir paylaşım Gbcw
oyunsoft
 
Çevrimdışı
24-12-2011 00:17 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

YILDIRIM
Admin


Mesaj Sayısı: 3023
Katılım Tarihi: 10.01.09
İl / İlçe: Edirne
Yaş : 58
islamasevgi.files.wordpress.com/2008/03/peygamberefendimizinsoyar2.jpg


Babası Abdullah , Annesi Amine Hatundur.

ZEVCELERİ;

Hatice ,Aişe ,Hafsa, Zeynep binti Caşh , Ümmü Seleme , Safiyye , Ümmü Habibe, Meymune , Sevde ve Cüveyriye (r a)

CARİYELERİ;

Mariye , oğlu İbrahim in annesi , Reyhane , Zeyneb Binti Caşhın bağışladığı bir cariye , bir savaştan Ona düşen güzel bir cariye.

ÇOCUKLARI;

Kasım , Zeynep , Rukiye, Ümmü Gülsüm , Fatıma , Abdullah ve İbrahim , ( İbrahim hariç hepsi Hz Hatice r a nındır.

AMCALARI;

Hz Hamza , Abbas , Ebu Talib , (adı Abdü menaftır) Ebu Leheb (adı Abdüluzza dır) Zubeyr, Abdulkabe , Muvakım , Dırar , Kusem , Muğıre , (lakabı : Haceldir ) Gaydak (adı Musabdır _ Nevfel olduğuda söylenmiştir) Avvam . { bunlardan yanalız Hamza ve Hz Abbas( r a ) Müslüman olmuştur.}[Amcalarının en yaşlısı Haris , en küçüğü Hz Abbas (r a) dır]

HALALARI ;

Safiyye, (Zübeyr Bin Avvamın annesidir) Atike , Berra , Erva , Ümeyme , Ümmü Hakim el Beyza {bunlardan Safiyye ve Erva Müslüman olmuştur.}

TEYZELERİ ;

Erva, Berre , Ümeyye , Ümmü Hakim ,

ANNEANNESİ;

Abdul Uzza kızı Berre , Berrenin annesi Esed kızı Ümmü Habib onun annesi de Avf kızı Berre dir. Böylece soy ağacı uzar gider.

BABAANNESİ;

Amr kızı Fatma dır . Amr babası Aid , Aidin babası İmran , onun ki de Mahzundur.

Böylece soy ağacı gider.

Bütün kaynakların ittifakla belirttikleri, Kâinatın Efendisinin yirminci dedesine kadar uzanan neseb silsilesi de şöyledir:


Muhammed (a.s.m.), Abdullah, Abdülmuttalib (asıl ismi Şeybe), Hâşim, Abd-i Menâf (Muğîre), Kusay, Kilab, Mürre, Kâb, Lüeyy, Galib, Fihr (Kureyş), Mâlik, Nadr, Kinâne, Huzeyme, Müdrike (Amir), İlyas, Mudar, Nizar, Maad, Adnan. 1
Annesinin nesebi de şöyledir: Vehb, Abdümenâf, Zühre, Kilâb, Mürre Görüldüğü üzere her iki tarafın nesebi Kilâbda birleşmektedir.


İşte, Fahr-i Kâinat Efendimizin büyük dedeleri bu zâtlardı. Herbirinin zürriyeti çoğalmış ve herbiri pekçok cemaatların reisi ve birçok kabile ve aşîretlerin dedesi ve babası olmuşlardır.
Ancak, ne vakit birinin iki oğlu olsa veya bir kabile iki kola ayrılsa, sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in soyu en şerefli ve en hayırlı olan tarafta bulunur ve her asırda onun büyük dedesi kim ise, yüzünde parlayan müstesnâ nûrdan bilinirdi.

Yirminci Dededen Sonraki Neseb Çizgisi
Neseb âlimlerince, Peygamber Efendimizin yirminci dedesi olan Adnanın Hz. İbrâhimin neslinden olduğu ittifakla kabul edilmektedir. Adnan ile İbrâhim (a.s.) arasında uzun bir zaman mesafesi vardır. Bir kısım neseb âlimleri arada kırk batın (göbek) bulunduğunu belirtirler. Buna göre aradaki zaman biriminin ne kadar uzun olduğunu az çok tasavvur etmek mümkündür.


Bu sebeple, Resûl-i Ekrem Efendimizin yirminci dedesi Adnandan Hz. İbrâhime kadar olan ikinci kademe neseb silsilesi, basamak basamak tesbit edilememiştir. Bazı neseb âlimleri Peygamber Efendimizin nesebini yedi, bazısı da dokuz göbekte Hz. İsmâile bağlarlar. Bu, haliyle arada birçok basamakların atlandığını ortaya koyar.

Adnandan Hz. İbrâhime Kadar Olan Nesep Çizgisi
Bazı âlimler, Peygamber Efendimizin, Adnandan Hz. İbrâhime kadar olan ikinci kademe neseb silsilesini şöyle sıralarlar:
Adnan, Udd (veya Udad), Mukavvim, Nahur (veya Sârih), Teyrah, Yarub, Yeşcub, Nabit, İsmâil (a.s.), İbrâhim (a.s.)
Ayrıca, İbn-i İshâk, bundan sonra da, Resûl-i Ekrem Efendimizin neseb silsilesini tâ Âdeme (a.s.) kadar götürür. Ancak belirtelim ki, diğer kaynaklar bu silsile üzerinde ittifak etmiş değillerdir.

1. Sîre, 1/1-3; Tabakât, 1/55-56; Ensâbül-Eşraf, 1012 vd; Taberî, 2/172-180
Kainat ın Efendisi (ASM), Salih Suruç

Peygamberimizin (s.a.v.) meşhur olan dedeleri hangileridir?

Şüphesiz, Kâinâtın Efendisinin nurunu alnında bir İlâhi emânet olarak taşıyan atalarının tamamı hakkında fazla bir bilgimiz yoktur. Atalarından en çok bilgi sahibi olduklarımız ise, zaman bakımından en yakın olanlarıdır. Burada onların hayat ve şahsiyetlerine kısa bir göz atmak yerinde olacaktır.



Kusay

Peygamber Efendimizin, asıl ismi Zeyd olan dördüncü kuşaktaki dedesi Kusay, mühim bir şahsiyetti. Kendisinin sadece Zühre adında bir erkek kardeşi vardı.
Hz. Âdemden beri devam edip gelen nur-u Ahmedîyi alnında taşıma şerefi, bu iki kardeşten Kusaya ihsan edilmişti. Büyük oğul olduğu için, âilenin reisliği vazifesi de kendisine verilmişti. Küçüklüğünden beri kabiliyetiyle dikkatleri üzerinde toplayan Kusay, büyüyünce Mekkenin ileri gelen şahsiyetlerinden biri oldu. Teşkilâtçılığı, idareciliği, adaletli kararları ile kısa zamanda Mekke halkı arasında büyük bir itimad kazandı. Bu sebeple Mekkenin idaresi ona verildi. Mekkeyi ilk defa mahallelere o böldü; her kabileyi, kendilerine ayırdığı mahallelere o yerleştirdi. Mekkenin en mühim işleri onun evinde görüşülüp karara bağlanırdı. Kâbenin perdedarlığı, hacıların su ihtiyacının karşılanması, onların ağırlanması, savaşa giderken bayrak dikme ve Mekke meclisini idare etme gibi mühim işler, ona emânet edilmişti. Kâbenin karşısında ve kapısı Kâbeye bakan ilk ev onun için inşâ edilmişti. Bu ev, Mekkenin bir nevi hükümet binası veya içinde Mekke Şehir Devletinin her türlü iş ve meselelerinin görüşüldüğü bir parlamento idi. Kusayın bu konağı tarihte Dârün-Nedve ismiyle şöhret bulmuş ve Hicretten yarım asır sonrasına kadar da muhafaza edilmiştir.

Kusay, Mekkede istisnasız herkes tarafından sevilir, sayılırdı. Alnında taşıdığı Fahr-i Kâinat Efendimize ait nuru, onu bütün Mekke halkının sevgilisi ve can dostu haline getirmişti.
Yaşlanınca, âdetleri üzere âile reisliği vazifesini en büyük oğlu Abdüddâra teslim etti ve Sevgili oğlum! Seni bu kavme reis tâyin ediyorum dedi.
Ne var ki, Abdüddâr, bu büyük vazifeyi yürütecek kabiliyete sahip değildi. Hayatı boyunca da babasının yerini dolduramadı. Çünkü, Fahr-i Kâinat Efendimizin kudsî nuru onun değil, küçük kardeşi Abd-i Menâfın alnında parlıyordu. Onun da dört oğlu vardı: Hâşim, Abdüşşems, Muttalip ve Nevfel.

Hâşim
Hâşim, Resûl-i Ekrem Efendimizin ikinci kuşaktan dedesidir.
Mekkenin ileri gelen eşrafından olan Hâşim, ticâretle uğraşırdı.
Peygamberimiz (s.a.v.)in doğum vakti yaklaştığı için nur-u Muhammedî onun alnında daha haşmetli bir surette parlıyordu. Ayrıca birçok üstün faziletleri de üzerinde taşırdı.


Son derece cömertti. Bir kıtlık yılında Mekkede ekmek bulunmaz olmuştu. O, Şamdan getirdiği has buğday unundan bembeyaz ekmekler yaptırmış, bir çok develer ve koyunlar kestirmiş, ekmek, et ve etsuyu (tirit) ile bütün Mekke halkına büyük bir ziyafet çekmişti.


Hâşim, üstün seciyeli, kabiliyetli, dirayetli, cömert, faziletli ve herkes tarafından sevilen, sayılan yüksek bir şahsiyetin sahibi olduğu için ismi, ailesine ve soyuna ad olmuştur. Bu sebeple Fahr-i Kâinat Efendimizin de arasında bulundukları bu yüce soya, kendilerinden sonra Haşimîler denilmiştir.


Hâşimin dört erkek çocuğu olmuştu: Şeybe (Abdülmuttalib), Esed, Ebû Sayfî ve Nadle. 1
Hâşimin nesli erkek çocuklarından Şeybe ile Esedden devam etmiştir. Şeybe, Resûl-i Ekrem Efendimizin birinci kuşaktaki dedesidir. Esed ise Hz. Alinin annesi Fâtımanın dayısıdır.
Ne var ki, Esed sulbünden dünyaya gelen Huneyn de zürriyet bırakmayınca, bütün Haşimîler sadece Abdülmuttaliboğulları kolundan gelerek çoğalmış ve yeryüzüne dağılmışlardır. 2



Şeybe (Abdülmuttalib)
Peygamber Efendimizin birinci kuşaktaki dedesidir. Doğuştan ak saçlı olduğundan kendisine Şeybe ismini vermişlerdi. Abdülmuttalib onun lâkabıdır. O daha çok bu lâkabla şöhret bulmuş ve anılmıştır.
Bu lâkabı alışının hikâyesi şöyle anlatılır:


Şeybe küçüklüğünde Medinede dayılarının yanında kalıyordu. Bir gün mahalle arkadaşları diğer çocuklarla Medinede bir meydanda ok atışı yapıyorlardı. Bütün çocuklar arasında, alnında parlayan Kâinatın Efendisine ait nur sebebiyle rahatlıkla farkediliyordu. Çocukların bu yarışmasını seyretmek için büyüklerden bir kalabalık da orada toplanmış bulunuyordu.
Ok atma sırası Şeybeye gelmişti. Okunu yayına yerleştirdi. Kendinden emin bir tavırla yayını gerdi. Bir an nefesini kesip yayını salıverdi. Yaydan fırlayan ok, hedefe tam isabet etmişti. Herkes hayranlık dolu bakışlarla kendisine bakarken, o ise bu başarıdan duyduğu sevinç ve heyecanı şu sözlerle dile getiriyordu:


Ben, Hâşimin oğluyum. Ben, (Bethâ) Beyinin oğluyum. Okum elbette hedefini bulur.
Seyre gelen büyükler Şeybenin bu övücü sözlerini duydular. Haris bin Abd-i Menâfoğullarından biri yanına yaklaştı ve sorup sual ederek onun Hâşimin oğlu olduğunu öğrendi. Mekkeye dönüşünde bu adam, durumu amcası Muttalibe anlattı ve böylesine kabiliyetli ve zeki bir çocuğun yabancı ilde bırakılmasının doğru olmayacağını belirtti.
Muttalib bu haber üzerine derhal Medineye vardı. Şeybeyi alarak Mekkeye getirdi. Muttalib terkisinde yeğeni Şeybe ile Mekke sokaklarına girerken sordular:

Bu çocuk kim?
Göz değmesinden korkan Muttalibin ağzından, Kölemdir sözü çıktı.
Evine gelince karısı Hâtice de kendisine aynı soruyu yöneltti. Yine cevabı Kölemdir oldu.
Ertesi günü amcasının kendisine aldığı güzel elbiselerle Mekke sokaklarında dolaşmaya başlayınca, herkes onun kim olduğunu merak etmeye ve sormaya başladı. Bilenler, Abdülmuttalib (Muttalibin kölesi) diye cevap veriyorlardı. Her ne kadar kim olduğu sonradan ortaya çıktıysa da, ismi, o günden sonra Abdül-Muttalib (Muttalibin kölesi) olarak kaldı. 3

www.engeldegiliz.com/images/imza.jpg
 
Çevrimdışı
13-05-2012 18:23 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

yesilsancak
Yeni Gelen


Mesaj Sayısı: 1
Katılım Tarihi: 13.05.12
İl / İlçe: Ankara
Yaş : 32

Uyarı seviyesi 0
tşk güzel olmuş
 
Çevrimdışı
05-07-2012 23:32 RE: Peygamber Efendimizin Soy Ağacı Muhte...
Kullanıcı Avatarı

tatil
Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 13
Katılım Tarihi: 29.05.12
İl / İlçe: ankara
Yaş : 36

Uyarı seviyesi 0
çok güzel paylaşım yapanların eline sağlık.
www.tatil-mekan.com
 
Çevrimdışı
Atlanılacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
Benzer Başlıklar
Başlık Forum Cevaplar En Son Mesaj
Sevdaluk Dizisinde ki Muhteşem Şiir Şiirler Bölümü 1 12-01-2014 11:05
Ben Söylemediğim Halde, Kim Bu Peygamber Sözüdür Derse..... Din Bilgileri 1 16-01-2013 17:33
İşte Peygamber Aşıkları - İşte Altın Silsile İslam Dünyası 1 06-07-2012 12:17
Prof. Ahmet Simsirgil -Muhteşem Yüzyıl tarihi nasıl gösteriyor - Osmanlinin temel zihniyeti Cafe, Serbest Kürsü 1 24-10-2011 16:28
MUHTEŞEM GÖRÜNTÜ Güncel Haberler Ve Konular 3 14-05-2010 11:03
NewFusioN by HaYaLeT 32,951,855 Tekil Ziyaretçi  


Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!